Bilgi tabanı

Onkogenler ve kanser

Kanser, hücre iletişim süreçlerinden sorumlu molekülleri kodlayan genlerdeki bozukluğun yol açtığı genetik kökenli bir hastalıktır. Bir gen kusuru bir organda kansere neden olursa, histolojik ve anatomik durumdan bağımsız olarak diğer organlarda da kansere yol açabilir. Vücuttaki düzenleme süreçlerini dikkate almayan kanserli hücreler kontrolsüz büyümeye başlar.

Onkogen diye adlandırılan genler tümör oluşumunda temel bir rol oynamaktadır. Onkogenler normal bir hücreyi kanserli bir hücreye dönüştürebilen anormal proteinin üretiminden sorumlu bozuk versiyona sahip gendir. Tümör oluşumunu önleyen genler de vardır. Bunlar tümör inhibitör ya da süpresör genlerdir. Benzetme yapacak olursak, onkogenler gaz pedalı ise tümör süpresör genler frendir.

İnsan genomunun tam haritası 2003 yılından bu yana bilinmektedir. Tümör genetik çalışmalarında yaklaşık 400 tümör geni (onkogenler ve tümör süpresör genler) saptanmıştır; bunlardan 138’i en yaygın görülen akciğer kanseri, kolon kanseri ve meme kanseri gibi epitel kökenli tümörlerin büyümesinden sorumlu bulunmuştur. Aynı onkogen vücudun birkaç noktasındaki tümörlerin büyümesine katkıda bulunabilir.

Belli kanser genlerinin ve kusurlarının insidansı daha yüksekken diğerlerinin sıklığı yalnızca %1-2 kadar düşüktür. Bununla birlikte, %1 kadar seyrek bir gen kusurunun neden olduğu tümöre sahip hastalar olacağından bu değerler hafife alınmamalıdır. Olabildiğince fazla gen kusurunun aynı zamanda test edilmesi önerilmektedir.

Gaz pedalının bozulmasi: tümörler nasil oluşur?

Bir hücre yağ tabakasından oluşan bir duvar içinde bir sabun köpüğü gibidir. Hücrelerin iletişimi için “iletişim molekülleri” gereklidir; bunlar hücre yüzeylerindeki “antenlerini” kullanan hücreler tarafından saptanır. Bu antenler bir iletişim molekülü saptadığında bu bilgi hücrenin merkezindeki çekirdek tarafından yönetilen sinyal süreci adı verilen işlem ile iletilir. Bilgi iletişimi için kullanılan zincirler sinyal yollarıdır.

Bu yollarda iletişim sorunu ortaya çıkana dek hücrelerin yaşamı düzenlidir. Tümör oluşumu gitmekte olan bir arabada fren pedalının sıkışmasına benzer bir süreçtir. Bu durumda sinyal sürekli iletilir; hücre yüzeyindeki antenler ya da hücredeki iletişim zincirine katılan diğer moleküllerden çekirdeğe doğru iletilen sinyal kesintisiz devam eder. Bununla birlikte bu anormal bir sinyaldir ve hücreye sürekli bölünme, anormal büyüme ya da metastaz oluşturma komutu verir. Ne yazık ki, bu noktaya dek sağlıklı olan hücreler anormal sinyalin “yanlışlıkla açık kalmış bir düğmeden” geldiğini fark edemez. Bu nedenle kontrolsüz biçimde bölünme görevini sürdürmeye devam ederler. Bu noktadan itibaren hücreler çoğalmaya başlar ve giderek tümör dokusu oluşur.

Hücre sinyal yollarındaki herhangi bir molekül bozulabilir ve hücreye bölünme komutu veren sinyal herhangi bir yerden başlayabilir. Soru daima aynıdır: özel bir tümörde çekirdeğe yanlış bilgi gönderilmesinden sorumlu olan bozuk molekül hangisidir? Bu moleküle “yanlış sinyal göndermeyi durdurma talimatı verilmelidir”. Bu ileti bozuk moleküle ya da moleküllere modern hedefe yönelik kanser ilaçları kullanılarak gönderilebilir.

DUYURUN

Sosyalleşin. Kanser ile mücadelede başkalarına yardım edin.
ONCOMPASS Gmbh.   |   Privacy Policy