Bilgi tabanı

Test edilen kanser genleri

ABL1

Proto-onkogen olarak adlandırılan ABL1, bir onkogene dönüşebilen bir gendir; gen tarafından kodlanan proteinin yapısal değişikliği sonucu bir gen kusuru olduğunda aktif olarak tümör oluşumunu kolaylaştırır. ABL1 genini etkileyen en yaygın gen kusuru kronik miyeloid lösemi ile ilişkilidir. Bu durumda 9. kromozom üzerindeki ABL geni 22. kromozomla yer değiştirir. Sonuç olarak bu gen tarafından kodlanan tirozin kinaz enzimi anormal biçimde üretilir. Ek olarak, ABL aktivasyonu solid tümörlerde de (akciğer ya da meme kanseri) gözlenebilir.

AKT1

AKT1 geni protein kinaz B (PKB) adı verilen enzimi üretir. AKT1 mutasyonu seyrek olmakla birlikte, böyle bir mutasyon ortaya çıktığında sıklıkla kanser (gastrik kanser, akciğer kanseri, meme kanseri, over kanseri, prostat kanseri ve kolon kanser) ile ilişkilidir. Güncel olarak bu AKT1 için doğrudan inhibitörler geliştirilmektedir.

ALK

ALK geni anaplastik lenfoma kinaz adı verilen bir protein üretir. ALK geni iki yol ile kanserojen etki gösterir. İlk olarak, diğer birkaç gen ile füzyon geni oluşturur; mutasyon ALK genlerinde mutasyon ortaya çıkar. İlk grup EML4/ALK yer değiştirmesi olup küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin %4-7’sinde ortaya çıkar. Bu gen kusuru diğer tümör tiplerinde de (kolon kanseri gibi) saptanmıştır. EML4/ALK yer değiştirmesi içeren akciğer kanserinde kullanılmak üzere onaylı ALK inhibitörü vardır. Ek olarak, ALK mutasyonları için histolojik tipten bağımsız olarak yürütülen klinik çalışmalar vardır.

APC

APC tümör süpresör gen adı da verilen bir tümör inhibitörüdür. APC geni kolon kanseri oluşumunda önemli bir rol oynayabilir. APC inaktivasyonu bu tümör tipindeki en yaygın mutasyondur. APC mutasyonu kalıtsal kolon kanserinin polipozis tipine de (ailesel polipozis; FAP) neden olur. Ailesel polipozis kalıtsal bir durum olup kolon ve rektumda yüzlerce bezde polip oluşumu ile karakterizedir. Bu polipler barsak duvarını kaplar ve tümörler daha sonraki evrede gelişir.

ATM

TATM geni ismini başka özellikleri yanında tümör oluşumuna yatkınlığın artması ile karakterize bir durum olan “Ataksi telanjiektazi” sonrası almıştır. Bu durumun özelliklerinden biri, ATM gen kusurlarının istisnasız tüm hastalarda bulunmasıdır. ATM gen kusuru meme kanserine yatkınlık ile lenfoma ve lösemi riski artışı ile ilişkilidir.

BRAF

BRAF geninde kanser oluşumu ile ilişkili en az 30 mutasyon saptanmıştır. Pigmentli mol tümörlerine ek olarak kusurlu BRAF proteini en yaygın olarak melanomda ortaya çıkmaktadır. Melanomların %50-60’ı bu gruba aittir. BRAF mutasyonu diğer tümör tiplerinde daha az sıklıkta ortaya çıkar, örneğin akciğer kanserlerinde (adenokarsinom ve küçük hücreli olmayan akciğer kanseri) %1-3 ve kolon kanserlerinde %5. BRAF inhibitörleri melanom için geliştirilmiştir fakat gelecekte bu ilaçların BRAF-mutant kolon ve akciğer kanserlerinin tedavisinde kullanılması mümkündür.

CDH1

CDH1 geni bir tümör süpresör genidir. CDH1 geni E-kaderin adı verilen bir protein üretir. E-kaderinin fonksiyon kaybı ya da bu proteininin üretiminde azalma, tümör (küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ve melanom) progresyonu ve metastazı ile ilişkilidir. E-kaderin patologlar tarafından tanı sırasında çeşitli meme kanserlerinin ayrıştırılmasında kullanılır.

CDKN2A

CDKN2A geni P16 adı verilen tümör süpresör proteini üretir. Bu protein hücre döngüsünün düzenlenmesinde rol oynar. Ek olarak, bu geni etkileyen mutasyonlar özellikle pigmentli mol tümörleri ya da melanom olmak üzere çeşitli kanser tiplerinin risklerini artırır.

CSF1R

CSF1R geni insanlarda M-CSFR adı verilen bir protein üretir. Bu genin mutasyonları kronik miyeloid lösemi (ABL1 için söz edilen), meme kanseri ve over kanseri ile ilişkilidir.

CTNNB1

CTNNB1 geni beta-katenin adı verilen bir protein üretir. Artmış beta-katenin üretimi bazal hücreli karsinom adı verilen deri kanserinde gözlenmiştir. Ek olarak, CTNNB1 gen kusurları kolon ve over kanseri ile ilişkilidir.

EGFR (ERBB1)

EGFR geni epitel hücreleri tarafından üretilen bir büyüme faktörüdür ve bu hücrelerde büyümenin düzenlenmesindeki en önemli faktördür. EGFR gen kusurları, mutasyonlar ve çoğalmalar sıktır ve birçok kanser tipinde gözlenmektedir. Akciğer kanserleri için karakteristik olmakla birlikte, en son yayınlanan sonuçlara göre over, mide ve baş-boyun kanserlerinin küçük bir bölümünde de mutasyon bulunmuştur. EGFR inhibisyonu için günümüzde onaylı olan iki tirozin kinaz inhibitörü ve iki monoklonal antikor bulunmaktadır.

ERBB2 (HER2)

HER2 geninde çoğalma bazı kanser tipleri ile ilişkilidir. HER2 genindeki bu kusur bazı meme ve mide kanserlerinde, pankreas kanserlerinin dörtte birinde ve kolon kanserlerinin %5’inde ortaya çıkar. HER2-pozitif meme kanseri ve mide kanseri için bir HER2-protein inhibitörü monoklonal antikor mevcuttur. Ek olarak, HER2 geninin belli bir bölümünde nokta mutasyonlar da ortaya çıkabilir. Bunlar akciğer kanserinin bazı tiplerinde (adenokarsinomların %4’ü) ve kolon kanserinin %3’ünde görülmektedir. Bu olgularda kusurlu proteinin baskılanması için küçük molekül olan bir enzim inhibitörü önerilmektedir; bu molekül hem EGFR hem de HER2 inhibisyonu yapmaktadır.

ERBB4 (HER4)

EGFR ya da HER2 gibi, ERBB4 (ya da HER4) de bir büyüme faktörü reseptörüdür. Diğer iki protein gibi HER4 de epitel kökenli bazı tümör tiplerinin oluşumunda rol oynar. HER-4 inhibitörü hedefe yönelik ilaçlarla yürütülen klinik çalışmalar sürmektedir.

FBXW7

FBXW7 geni F-kutusu proteinleri üretir. Bu proteinlerin tümü yaklaşık 40 amino asit içeren ortak bir dizilime (F-kutusu) sahiptir. Gen kusurları hücre dizileri ile yürütülen deneylerde over ve meme kanserleri ile ilişkili bulunmuştur.

FGFR1

FGFR1 geni fibroblast büyümesini kolaylaştıran bir proteini kodlar. FGFR1 geni kusurları meme, prostat, mesane kanserleri, melanom ve akciğer kanserlerinin değişik tipleri ile ilişkili bulunmuştur.

FGFR2

FGFR2 geni fibroblast büyümesini uyaran aynı isimde bir protein üretir. FGFR2 gen kusurları meme kanseri riskini %2-4 artırabilir. Ek olarak, uterus, akciğer, mide ve kanserleri ile ilişkili bulunmuştur.

FGFR3

FGFR3 gen kusurları mesane tümörü oluşumu ile ilişkilidir. Araştırma verilerine göre mesane tümörlerinin %50’sine FGFR3 geni kusurları neden olmaktadır. Mutasyonların %90’ı bu genin 3 bölümünde ortaya çıkar. Uygun tıbbi tedavinin seçilebilmesi için bu bölümler test edilmelidir.

FLT3

FLT3 geni CD-135 olarak da bilinen FLT-3 proteini üretir. Bu kanın hücresel elemanları oluşturan hücrelerin yüzeyinde yer alan bir reseptördür. FLT3 bir proto-onkogendir; gende mutasyon ortaya çıktığında gen bir onkogene dönüşerek tümör oluşumunu kolaylaştırabilir. FLT3 ile ilişkili olabilecek kanser tiplerine örnek akut miyelojenik lösemidir (AML) ve umut vaat eden etkin madde sorafenib karaciğer kanserinde de kullanılmaktadır.

GNAS

GNAS proteinini kodlayan GNAS geni, 2011 yılında yayınlanan sonuçlara göre pankreas kanseri ile ilişkili bulunmuştur.

HNF1A

HNF1A mutasyonları pankreas ve karaciğer kanseri ile ilişkili bulunmuştur (2011 yılında yayınlanmış sonuçlar).

HRAS

HRAS mutasyonları özellikle baş ve boyun tümörlerinde sıktır (%22). Dolaylı bir ilaç hedefi olup EGFR inhibitörleri için negatif ön gösterge niteliğindeki biyolojik göstergedir. HRAS mutasyonu olması durumunda EGFR inhibitörleri etkili değildir.

IDH1

IDH1 mutasyonları 2009 yılında beyin tümörlerinin en yaygın tipi olan gliomlar ile ilişkili bulunmuştur.

JAK2

Şimdiye dek yürütülen çalışmalarda JAK2 gen kusurları hematopoetik tümörlerin bazı tipleri ile ilişkilidir.

JAK3

Son çalışmalar hematopoetik tümörlere ek olarak JAK3 geni kusurlarının akciğer kanserinin bazı tipleri ile ilişkili olduğunu göstermiştir.

KDR

KDR geni bir VEGF reseptörünü (VEGFR-2) kodlamaktadır. VEGF (vasküler endotel büyüme faktörü) hematopoeziste önemli bir rol oynamaktadır. Son çalışmalar bu gendeki mutasyonların prostat kanseri ile ilişkisini göstermiştir.

KIT

KIT geni hücre yüzeyi büyüme faktör reseptörü olan c-KIT (CD117) adı verilen proteini kodlamaktadır. KIT mutasyonları gastrointestinal kanserlerin seyrek görülen tipleri olan gastrointestinal stromal tümörler ve beyin tümörleri (glioma), bir tip karaciğer kanseri (hepatoselüler karsinom; HCC), böbrek hücresi tümörleri (böbrek hücre karsinomu; RCC), kronik miyeloid lösemi (CML) ve malign pigmentli deri kanserleri, bazı melanomlar ile ilişkilidir. KIT mutasyonları küçük hücreli akciğer kanserlerinin %2’sinde de bulunur.

KRAS

En yaygın görülen onkogenlerden biridir. Tüm solid tümörlerde mutasyonları ortaya çıkabilmekle birlikte en sık pankreas, kolon ve akciğer adenokarsinomunda görülür. Dolaylı bir ilaç hedefidir ve EGFR inhibitörlerinin etkisizliğini gösteren bir biyolojik göstergedir.

MET

Hücre yüzeyindeki bir büyüme faktörü reseptörüdür. Bazı tümör tiplerinde mutasyonları ve çoğalmaları ortaya çıkabilir. Aktivasyonu EGFR inhibitör tedavilerine karşı sekonder gelişen dirençten sorumludur. Baskılanması için ALK/MET çift inhibitörü bir ilaç, başka bir endikasyonda kullanılmaktadır. Ek olarak, diğer birkaç etkin madde de araştırılmaktadır.

MLH1

MLH1 geni mutasyonları Lynch sendromu ile ilişkilidir; bu sendrom polipozis görülmeyen kalıtsal bir kolon kanseri tipidir.

MPL

En son çalışmalar MPL geni mutasyonlarının pankreas kanserleri ile ilişkili olduğunu göstermiştir.

NOTCH1

Gastrointestinal tümörler, küçük hücreli olmayan akciğer kanseri, meme kanseri, melanom ve over kanseri dahil olmak üzere bazı kanser tiplerinde Notch genlerinin sinyal yollarında bozukluk vardır.

NPM1

NPM1 geni mutasyonları Hodgkin dışı lenfoma, akut promiyelositik lösemi ve akut miyelojenik lösemi hastalarında saptanmıştır.

NRAS

NRAS aktivasyon mutasyonları en fazla melanomlarda ortaya çıkmaktadır (%19). Kolon kanserinde EGFR inhibitörü tedavilerinin etkisizliğine ilişkin bir ön gösterge ve doğrudan bir ilaç hedefidir.

PDGFRA

PDGFRA geni mutasyonları gastrointestinal stromal tümörlerle (GIST) ilişkilidir.

PIK3CA

Esas olarak AKT/mTOR yolunu aktifleştiren bir sinyal genidir. Klinik çalışmalar histolojik tipe bakılmaksızın PIK3CA mutantları için kinaz inhibitörleri ile yürütülmektedir. PIK3CA mutasyonları piyasada bulunan bazı EGFR inhibitörlerinin etkinliği için ön gösterge niteliğindeki bir biyolojik gösterge olabilir.

PTEN

PTEN insandaki tümörlerde en yaygın olarak görülen kusurlu tümör süpresör genidir. Farklı PTEN gen kusurları anormal hücrelerin bölünmesini hızlandırır ve hücre ölümü olasılığını azaltır. PTEN gen kusurları ile ilişkili kanser tipleri: glioblastom, uterus kanseri ve özellikle prostat kanseri. Bazı tipteki meme kanserleri de PTEN mutasyonları ile ilişkilidir.

PTPN11

PTPN11 gen kusurları nöroblastom, melanom, akut miyeloid lösemi, meme kanseri, akciğer kanseri ve kolon tümörleri ile ilişkilidir.

RB1

RB1 tarafından kodlanan retinoblastom proteini bir tümör süpresör proteinidir; bazı tümör tiplerinde kusurludur. RB1 kusuru mesane, akciğer, meme, kemik kanserleri ve melanomda ortaya çıkabilir.

RET

RET geni kusurları esas olarak pankreas kanserleri ile ilişkilidir.

SMAD4

SMAD4 geni kusurları juvenil kolon polip sendromu, kolon kanserleri ve pankreas kanserleri ile ilişkilidir.

SMARCB1

SMARCB1 bir tümör süpresör genidir; bugüne dek elde edilen sonuçlar bu mutasyonların nadir görülen çocukluk çağı böbrek kanseri ile ilişkili olduğunu göstermiştir.

SMO

Mutasyon olduğunda SMO geni onkogene dönüşür ve over kanseri ile ilişkilidir.

SRC

SRC geni kusurları kolon ve meme kanserleri ile ilişkilidir. Bu genin keşfi hücresel sinyal süreçleri ve kanser oluşumu arasındaki ilişkinin anlaşılmasında çok önemli olmuştur.

STK11

STK11 geni kusurları meme kanseri ve küçük hücreli olmayan akciğer kanseri ile ilişkilidir.

TP53

TP53 geni p53 proteinini kodlar; bu protein hücre döngüsünü düzenlediğinden çok önemli bir tümör süpresör proteinidir. TP53 geninin rolü birkaç tümör tipinde güncel olarak değerlendirilmiştir. Melanom, meme kanseri, baş ve boyun tümörleri, akciğer kanseri, mide kanseri, kolon kanseri, mesane kanseri, prostat kanseri ve over kanseri ile ilişkili bulunmuştur.

VHL

VHL geni kusuru böbrek kanseri (renal hücreli karsinom; RCC) ile ilişkilidir.

CHEK2

CHEK2 geni tümör süpresörü olarak davranan kontrol noktası kinaz 2 proteinini kodlar; bu protein hücre bölünmesinin normal şekilde sürmesini düzenler. CHEK2 geni mutasyonu meme kanserinde kalıtsal olabilir. Meme kanserinin yanı sıra bu genin mutasyonu prostat, akciğer, kolon, böbrek, tiroid, over, beyin kanserlerinde gösterilmiştir.

DDR2

DDR2 geni tirozin kinaz reseptörü (RTK) olan bir proteini kodlar ve bu proteine diskoidin alanı içeren reseptör 2 adı verilir. Bu protein hücre yüzeyindedir ve hücre büyümesi, metabolizması ve farklılaşmasında düzenleyici rol oynar. DDR2 geni mutasyonları akciğer skuamoz hücre karsinomunun %2,5-3,8’inde ve akciğer adenokarsinomlarının %4’ünde gözlenmiştir.

EZH2

EZH2 geni histon-lizin N-metiltransferaz enzimi adı verilen Polikomb grubu ailesinin (PcG) bir üyesini kodlar ve bu protein gen susturucu olarak bilinir. Histon metil transferaz transkripsiyonal baskılama ile birkaç gen ekspresyonunu düzenler. Bu protein ilk olarak meme ve prostat kanserinde aşırı miktarda saptanmıştır. Fakat mide, akciğer, mesane ve endometrium kanserinde de saptanmıştır.

GNAQ

GNAQ geni 9. kromozomun uzun kolunda 21. pozisyonda yerleşmiştir. Guanin nükleotid bağlayıcı proteini (G proteini) kodlar; bu protein hücrede bazı sinyal yollarında düzenleyici ya da dönüştürücüdür. B hücre seçimi ve sağ kalımını düzenler. Gen mutasyon melanomu olan hastalarda saptanmaktadır.

GNA11

GNA11 geni GNAQ genine benzer. Bu gen G proteinlerinin α alt birimlerini kodlar ve bu nedenle üretilen protein hücre sinyal sisteminde rol oynar. Bu gen 19. kromozomun kısa kolunda 13.3 pozisyonunda yer alır. GNA11 geninde somatik mutasyon primer uveal melanomların %34’ünde ve uveal melanom metastazlarının %63’ü saptanmaktadır.

IDH2

Bu gen tarafından kodlanan protein izositrat dehidrogenaz adı verilen enzimdir. Bu enzim mitokondriumda TCA döngüsünde hücre için enerji üretiminde rol oynar. Çalışmalar gen mutasyonunun akut miyeloid lösemi olgularının %9,1’inde saptandığını göstermiştir.

IGF1R

IGF1R geni 15. kromozomun uzun kolunda 26.3 pozisyonunda yer alır. Bu gen hücre büyümesi ve sağ kalımında rol oynayan IGF1R proteinini kodlar. Genin mutasyonu meme, prostat ve akciğer kanserlerinde bulunabilir.

MAP2K1

MAPK1 geni RAS/MAPK sinyal yolunun bir parçası olan MEK1 protein kinazı üretir; bu protein hücre büyümesi, çoğalması, farklılaşması ve apoptozu düzenler. Bu genin mutasyon melanom, küçük hücreli olmayan akciğer karsinomu ve kolorektal adenokarsinomda ortaya çıkmaktadır.

PDGFRB

PDGFRB geni tirozin kinaz reseptör ailesinin bir parçası olan immünglobulin üst ailesinin bir üyesini kodlar. Kodlanan protein hücre sağ kalımı, büyümesi ve çoğalmasında rol oynayan trombosit kaynaklı büyüme faktör reseptörü betadır (PDGFRBβ). Gendeki mutasyon PDGFRB ile ilişkili kronik eozinofilik lösemi adı verilen bir kanser tipinde saptanmaktadır.

PIK3R1

Fosfatidileinositol 3-kinaz (PIK3) hücre büyümesinin, sağ kalımının, protein sentezinin düzenlenmesinde, insulin gibi belli hormonların düzenlenmesinde rol oynar. Gen 5. kromozomun uzun kolunda 33.1 pozisyonunda yer alır. Bu gendeki mutasyon glioblastom, endometrial kanser ve daha az olmak üzere kolon, meme ve over tümörlerinde bulunmaktadır.

TGFBR2

TGFBR2 geni TGFBR2 (değiştirici büyüme faktörü beta reseptör tip 2) proteinin kodlar. Bu gen TGFRB2 proteini ile hücre büyümesi ve bölünmesinde rol oynar. Gen mutasyon vücudun farklı yerlerinde kolon kanseri dahil tümöre neden olabilir.

DUYURUN

Sosyalleşin. Kanser ile mücadelede başkalarına yardım edin.
ONCOMPASS Gmbh.   |   Privacy Policy